İzleyiciler

31 Temmuz 2013 Çarşamba

Bonny Food: sipariş üzerine gerginlik verilir.

Artık markalaşmış bir isim olan Bonny Food'un sitesinden: http://www.bonnyfood.com/ çok sevdiğim bir arkadaşımın doğum günü için sipariş verdim. Doğum gününden bir gün seçimimi yaptım ve ertesi günü heyecanla bekleyemeye başladım. Ertesi gün 17:00'ye kadar iletileceği bilgisi verilmişti. Bir de takip numarası.

Ertesi gün, yani doğum gününde sitelerine girip girip takip numarasını yazdım ama hiçbir bilgi yok. Artık 16:30 olmuştu saat ve müşteri hizmetlerini aradım. Kuryeye yarım saat ulaşamadılar. Panikledim tabi, arkadaşımın iş yerine gidecek o paket. Ankara'dan İstanbul'a küçük bir tebessüm için... 17:00'de işten çıksa ne olacak? Para iadesi, hediyeler, özürler neyi değiştirecek?

Bütün bu sinirle saat 17:35'e kadar bekledim. En son müşteri hizmetleri aradığımda kuryeye ulaştıklarını ve ileteceği bilgisini aldılar. Evet paket ulaştı ama 35-40 dk gecikmeli olarak. Bana verdikleri stresi asla unutamam ve bir daha asla bir sürpriz için Bonny Food alışverişi yapmam.

Mail attım sabah gelince, durumu anlattım. Gayet rahat sıradan otomatik mesaj ruhsuzluğunda bir mail geldi.
Böyle bir marka için üzücü.
Siz insanlara sürpriz yapmalarına yardımcı olmak ve onları sevindirmek için var olmasınız, strese sokmak için değil!


24 Temmuz 2013 Çarşamba

Özel Halk Otobüsündeyim, Uçuyorum.

Sabah 08:45 Özel Halk Otobüsü kullanıyorum yani kartlı egolu olan değilde, paralı olan.
Akşam 18:00 Özel Halk Otobüsüne yine biniyorum ve para toplayan adam (muavin) ve şoför arasında şaka gibi diyaloglar oluyor.

















Son 3-4 yıldır belki daha fazladır, bunlar diğer Özel Halk Otobüsleri ile yarışta. Mevzu şu sanırım, örn: 125 kavşaktayken, önündeki 124 nolu araç arasında belirli bir dakika farkı olacak. Öyle dip dibe gidemezler. Ondan önce durağa varırsa, arkada kalan ceza yiyor falan. Bu nedenle şoför ve muavin sürekli diğer araçtaki şoför ve muavinle iletişim halindeler. Cep telefonları susmuyor. 

Muavin, şoföre bağırıyor:

4 oldu! 
o, öndekine 5 takmış enişte!
yok yok imkanı yok, senin saat yanlış gösteriyor!

Tabi bu konuşmalar geçerken, eğer gelen süre içinde sıradaki durakta olamamışsa tısss tısss sesler çıkara çıkara koca otobüsü arabaların üzerine sürüyor ve durakta durduğunda bütün kapıları açarak "acele edelim, seri olalım, paraları hazırlayalım" diye bağırıyorlar. Duraktaki herkes bir anda 3 kapıdan otobüse biniyor. Paralar elden ele muavine ulaştırılmaya çalışırken, şoför çılgınlar gibi fren ve gaz kullandığı için herkes hırpalanıyor otobüste. Klimalı araçların çoğunda da kapalı olur ayrıca klima. Cam kenarlarında, koltuk altını kurutarak kokudan aranacaklarını düşünen tipler yer alır... En sonunda biri bağırır, "ayakta duramıyoruz biraz yavaş, bu nasıl araç kullanmak!" Otobüste ya sessizlik olur, ya da dakikalardır sesini çıkartmayanlar homurdanmaya başlar...

Peki ya, daha durağa gelmesine çok vakit varsa ne olur? Erken gitmesi de yasak çünkü... 

Durakta uzun süre durur, muavin ya da şoför araçtan iner büfeden sigara alır. Sigara içilmesi yasak olduğu halde camdan kolunu sarkıta sarkıta sigarasını içer. Otobüs, hareket etti mi etmedi anlayamazsınız öyle yavaş gider. Bir de tek şeritli bir yol ise arkasındaki araç sahiplerini sinir ederler. Korna sesleri küfürleri hiç duymadan tısss tıss yollarına devam ederler. Sabah uçarak gelmiş olduğunuz otobüs nerede, bu nerede... 

Size tavsiyem Özel Halk Otobüsünde yer varsa oturun, yoksa köşe bir yeri seçin. Elinizde telefon varsa bırakın, iki el ile tutunun direklerden. En ön kapı tarafına oturursanız cam kenarını seçin, koridor tarafında uçma riskiniz çok fazla. Ve son olarak, bir buluşmaya gidecekseniz saati tam olarak tutturabilmek için otobüse bindikten sonra 1-2 durak nasıl gittiğini kontrol edin, emin olun.

İyi yolculuklar ☺ 


23 Temmuz 2013 Salı

Kısmetse bu yılın sonuna kadar yüzük takıyoruz. 2014'te düğün var.

Heyecan dorukta, bu yılın sonunda yüzük takılıyor artık direk nişan mı olur söz mü kesilir bilemiyorum.

Düğünü yaza getirelim de sorun değil, hatta bahar...
Kır düğünü, uçuşan elbiseler.
Abiyeler olmadan, kıvrık hafif dalgalı saçlı kızlar.
Ceketsiz erkekler, jilet gibi pantolonlar ve köseleden kaçan ayaklar. Ne kadar huzurlu...

Başımda papatya tacı, dantelden yapılmış gelinliğim kabarıklıktan uzak ve sade.
Kolumda hoş bir damat, sevgi dolu gözlerle bakan. Ne kadar huzurlu...

Düğünü duyunca heves edip, kendilerine minik gelinlik aldıran küçük kızlar.
Küçük adam gibi giyinen, ufak delikanlılar.
Sevdiklerimiz, dostlarımız ve aile hatır falan derken çağırmak zorunda olduklarımız.
Ne kadar huzurlu...

Siyah son model bir gelin arabası, bembeyaz süslerle süslenmiş. Kelebek gibiyim adeta.
Sonunda Lazanya muradına erdi, çok şükür kurtulduk artık yazmayacak sevgilim öyle yaptı böyle yaptı diye sevinen siz...

Tabi bunlar sadece annemin gittiği falcının dedikleri çıkarsa olacak ☺

Demiş ki: "senin kızın bu sene sonunda yüzük takacak, seneye de evlenecek"

ahahahhahahahahaha

Çok kötüyüm lan dimi ☺


Sana neden katlanıyorum?

Tanışmamızı ve geçen ilk ayımızı hala unutamıyorum. Rüya gibiydi, hayatımda tatmadığım duyguları tattım. Umursamaz cevaplarıma kızıp, "ben ciddiyim" dedin. Kimse bana bu derece net yaklaşmamıştı, sevdim.


Her ilişkide bulduğumuz bahaneler sende yoktu, hızlı gittin ve tökezledin.

Tam 1 yıl oldu, günaydın mesajlarına hasret kaldım. Tatlı sohbetlerin özlemini yaşıyorum.

Bunlar ve anlatmadığım daha nice olaya rağmen sana neden katlanıyorum bilmek ister misin?
Çünkü hala o ilk ayımızda adamın kalbini taşıdığını düşünüyorum. İnciniyorum, üzülüyorum ama savaşıyorum. Ben yenilirsem, sende yenilirsin.

Belki biri alır götürür beni, pişman olursun.
Belki katlanma durumumun son kullanma tarihi dolar, yalnızlığı göze alır giderim.

Ya yeniden başlarız ya da biter.
Bu sefer dönüşü olmaz. 
Biteriz.