İzleyiciler

25 Eylül 2013 Çarşamba

Gökyüzüyüm, yıldızım yok.

İş hayatı ve zorlukları, aile sorunları derken üzerine bir de bitip yitip giden bir ilişki eklendi.

Alkol daha zevk verir hale geldi, en azından iş çıkışı içilen bir bardak bira bütün sıkıntıları unutup uyumak için birebirdi...

Bazı günler doz aşımı yapmadım değil, sarhoş olup çok eğlendiğim de oldu, uyanıp salak mısın kızım bok vardı içtin dediğimde...

Tabi bunu sadece biten ilişkiye bağlamamak doğru değil. İş yerindeki haksız uğraşlar, ego tatminleri ve gereksiz olduğu açık olan takıntılar da bunlara neden oldu. O kadar sıkıntının üstüne, ayna karşısına geçmiş kendimi sorguluyor ve inceliyordum. Uzun zamandır bakım yapmadığım her halimden belliydi... Daha güçlü ve daha mutlu olmak istiyordum madem, bütün maskeleri tonikleri peelingleri çıkardım. Yüzüme bulduğum ne varsa sürerken, saçımdaki beyazları gördüm! Benim gibi saç tutkunu, aslan kadını için bu bir yıkımdı.

Etrafımdaki iğrenç olaylara neden o kadar taktım? Neden o kadar üzdüm kendimi?

Gerçi böyle dediğime bakmayın, yapım bu. Yine olsa 10 kat daha fazla takarım...

Bu kadar zaman içinde olan, arkadaş sorunlarını yazmıyorum bile. Benim tek hatam, verdiğimi aynı şekilde almak istemem oluyor. Bu sorunu aşarsam sanırım daha sağlıklı ilişkiler kuracağım.

Hep mi sitem olur demeyin. İşim var, sağlıklıyım, borcum harcım yok, karışanım, dalaşanım yok. Evet bunlar güzel. Ama işte bu kadar...

Sonbahar ile birlikte benim tribal bunalım yazılarım da başladı...

Unutmayın, karşınızdaki insanı bi ölçün tartın. İzleyin, gözlemleyin. Temiz yüreğe sahip olan birinin ağzının sıçıyor olabilirsiniz, onun duygularını incitiyor olabilirsiniz. Yapmayın!

Kimin ne yaşadığını bilmemiz zor elbet ama size bunu anlatmışsa, vicdanlı olun biraz. Yapmayın!