İzleyiciler

5 Eylül 2014 Cuma

Durum Ciddi Beyler

Allah'ım aklıma sahip çık! Tilkiler dolaşıyor, sabrım azalıyor, tahammülüm yok denecek kadar az.
Oldukça da alınganım...

Sinir katsayım çok yüksek. Regl zamanında izinli falan olsak? Bu durumun ciddiyetinde değil mi kimse? Yoksa ben şuan abartıyor muyum?

Herkes gitmiş, tek başıma kalmış gibi hissediyorum. Oysa sıradan bir gün.

2 Eylül 2014 Salı

bir merhaba

lan aylardır neden yazmıyorum? buraya ne zaman iyi bir şey yazsam, 1-2 güne kalmaz bozuluyor büyüsü çünkü. en büyük nedenim bu aslında.

neyse sağlıklıyım iyiyim, işsiz kaldığım dönemde 10-13 kilo falan verdim. yürüyün beybiler, yürüyün.


neler yaptınız, herkese burada mı acaba, yazdığımı eski blog arkadaşlarım görebilecek mi? blogtaki takip edenler listesi kaldırıldı mı bozuldu mu, eski yazıları taslak yapmışım tek tek yorumlara girip arkidişlerimi arayacağım. sesimi duyan var mı?


çok koptum blogtan ama arada bir twittera uğruyorum haberiniz olsun.

blog adını unuttuğum arkadaşlarım bile var ya :( huff

tanıdıklar, tanımadıklar sevgiler herkese
belki arada yine girer estiririm. önce şu raporları bitireyim.

17 Mart 2014 Pazartesi

Acının sonu vardır, ama pişmanlık hep kalır


Bir sene kadar vakit alması koymuyor ama ruhen götürdüklerinin hiçbir şekilde bedeli ödenemez bence...

Eski sevgilime verdiğim şansları, bakkalın çırağına verseydim 5M Migros açardık.

Adamın asla ve asla düzelmeyeceğine adım gibi emin olmam aralıklarla ayrılıklarla 1,5 - 2 seneyi buldu. Aklımda soru kalmaması da her şeye değer.

Bir daha dönerse, eskiden ölüp bayıldığım fakat artık düzen tutmayan karaktere sahip olduğunu anladığım o adama, kapı duvar. 

Ayrılık ihtimali evlenmelerde bile çokça yaşanıyorken, ilişkisi sırasında olmaması mümkün mü? Tabi ki değil. İşte bu nedenle, ilişkisi sırasında *sıfır hata* benim kuralımdır. Pişmanlık yaşamak hiç bana göre değil.


“Elinden geliyorsa kimseyi üzme. Bırak, onlar seni üzsün... 

Çünkü acının sonu vardır, ama pişmanlık hep kalır."



21 Ocak 2014 Salı

Hepsi Benim Hatam

Arkadaşlık kavramından zerre kadar anlamıyorum.

zor zamanlarında yanlarında oluyorum, hasta olduklarında bakıyorum, paraları olmadığında ucuz planlar yapıyorum, elimde olanı paylaşıyorum, elin insanları onları üzmesin diye çabalıyorum, başka arkadaşları onlara kazık attığı zaman yanlarında ben oluyorum, haksız oldukları zaman sırf beni iyi arkadaş bilsinler diye rol yapmıyorum, onları üzen kişileri sevmiyorum, sözlerime yazdıklarıma dikkat ediyorum, açık sözlü davranıyorum, küstüğüm kırıldığım zaman bile öyle kolay belli ediyorum ki kırılan kalbimi onarsınlar diye...

yemin ederim ben arkadaşlık nedir bilmiyorum.
bunları yaptığım yetmezmiş gibi bir de utanmadan karşılık bekliyorum.
onlar da benim zor zamanımda yanımda olsun istiyorum, neyin var, ihtiyacın var mı bana desinler istiyorum, sadece sosyal etkinliklerde değil benim canım sıkkınken de yüzleri yüzüme baksın istiyorum, ben aramadığım zaman ne oluyor lan sesin çıkmıyor desinler istiyorum.

ama çok şey istiyorum.

arkalarından laf söyleyen oyun oynayan, ağızlarına sıçan insanlarla yeyip içer bu arkadaşlar.
kimi gelir bir kız için,
kimi gelir bir erkek için,
kimi gelir bir ortam için satar sizi.

ben arkadaşlığı, dostluğu bilmiyorum.
ben kardeşliği bilmiyorum.

ben onca yaptığı şeye rağmen bencil ilan edilen, aptalca şeylere trip atan biri olarak görülürüm.
haklısınız, ben sizin arkadaşlık kavramınızı bilmiyorum.