Minik bir hayal dünyası.
İlk başta, şanssızlıklarla boğuşan bir kız. Tontiş, sarışın ve güler yüzlü. İşsiz, eğitimli, çekik gözlü, ingilizcesi zayıf, sosyal, konuşmayı ve sevmeyi seven bir kız. Duygusal mı duygusal. Eros'un tek yönlü attığı okla, kime aşık olacağını bilmeyen mutluluk isteyen...Babadan ve erkek arkadaştan yüzü gülmeyen. Allah, onun kendi kendine savaşmasını istemiş belli ki. Yanında kimse yok. Arkadaşları, dostları var tabi ama herkesin derdi var. Anlatsa, kim anlar ki onu. Kim çare bulabilir.
Sevmeye çalıştığı kişi bile, sırtını dönüp giderken dostlar ne kadar yanında olabilir. Ailesi ayrı bir uğraş içinde. Herkes kendi hayatına yumulmuşken, kim dönüp bakar ki, diz çökmüş ağlayan bir kıza. Hayat zor. Sağlıklı olmayan sağlık ister, evlenen para ister, bekar olan karı-koca ister, çocuk oyuncak ister, işsiz olan iş ister. İstemenin sonu yok. Bu kız ne istesin peki?
Hep ağlamıyor elbet, belki de çok güldüğü için böyledir. Attığı her kahkahanın bedelini ödüyordur. Her tebessümün açıklamasını yapıyordur kahpe hayata. Belki de, Allah unutmuştur onu. Ne dersiniz?
-Allah onu hatırladığı anda, mutluluk pıtırcığı olup etrafına neşe saçacak. İşi, sevdiği, seveni, sağlığı, parası, huzuru, başarısı ve daha neler neler kim bilir... O, mutlu olacak işte. Ve Allah onu bir gün hatırlayacak. Senelerdir, mahrum kaldığı her güzel şeyi ona yaşattıracak. Sevdiği kadar sevdirecek. Kıskanılacak bir hayat yaşatacak. Her gece ağlayarak "geçecek bunlar" dediği dualar, gerçek olacak. Kötü şeyler bitecek ve huzur mutluluk kaplayacak her yanını.
"geçecek bunlar"