Dur bi bunu aç önce: http://fizy.com/#s/3wklw2
Asla çok sevme. Boynunun kokusunu alma. Bilme teninin kokusunu. O gidince, unutamazsın. Yaranın kabuğu soyulur, her kokusu burnuna geldiğinde. Alışamazsın.
Asla onsuz olamayacakmışsın gibi hissettirme. Korkar gider o zaman. Korkması için, bahane verme eline. Sen gitsen de, dünyalar benim de. Alışsın sevilmemeye.
Şımarma sakın seni sevdi diye. Göt gibi bırakıp gidebilir durduk yere. Bok atar üzerine. Bir de haklı çıkar, tüm bunlar yetmezmiş gibi.
Seni kıskanmıyorsa, kıskandırmaya çalışma onu. Belli ki biraz geniş, belli ki biraz rahat takılıyor. Bunaltma.
Gidecek gibiyse sakın ağlama. Elini kolunu tutma, gitsin. Sevilmediği fakat sevdiği birine gitsin. Sana çektirdiği acıları, bir başkası ona çektirsin. Yastığı gözyaşları ile ıslansın. Diğer yüzünü çevirip oraya ağlasın. Anlasın. Hatırlasın geçmişini ve sana geçirdiklerini. Ve bunun karşısında ödediği bedeli.
Asla çok güvenme. Onun lafları ile hayal kurma. Asla diyorum bak asla. Öyle bir anda gider ki, ne olduğunu anlayamazsın. Ağlayamazsın bile. Yazamazsın. "Çok güzel gidiyor, rüya gibi" dediğin kişilere, onun gittiğini söyleyemezsin bile. Susarsın sadece. Sanki bütün o süslü cümleleri kurmamış gibi, ardına bakmadan gider işte. Şaşırma, en iyi yaptığı şeyi yapıyor şuan. Gidiyor.
Gelmek istese bile, o güzel yüreğini onarmaya gücü asla olmayacak. Olsaydı gitmezdi işte, gitmezdi durduk yere.
Suçluluk duymuyorsan, vicdanın da rahatsa ağlama sakın ardından. Alkol alma, sigaralarını arttırma. Yokluğu ile sevişme. O yoksa ona ait hiçbir şeyi yüreğine koyma. Bitti kelimesini çıkarma aklından. Al cebine, götür gittiğin her yere. Gün gelecek o çok imrendiğin ilişki yanı başında bitecek. Şaşıracaksın. Belki doğum günü hediyen olacak, belki de rüyadan uyanmak için "ısır beni, çimdik at" diyeceksin. Az kaldı sabret sadece.
Ve en önemlisi kimsenin seni üzmesine izin verme, vermediğin gibi de kimseyi üzme.
Doğru kişi karşına çıkmadan kendini tüketme ve kimseyi sevme.
İzleyiciler
nankörlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nankörlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Temmuz 2012 Salı
birine çok inanırsan gider
kısaca:
alçak,
alkol almak,
aşk,
erkekler,
gitmek,
güçlü olmak,
hoşçakal,
kabus döndü,
kadınlar,
karamsar,
mutsuz,
nankörlük,
rüya gibi ilişki,
sevgili,
sigara içmek,
terkedilmek,
üzgün,
üzülmek,
veda
20 Haziran 2012 Çarşamba
EN SAĞLAM KAZIKLAR, EN YAKINLARDAN GELİR
Mayıs ve Haziran ayının cenabet olduğunu söylemek istiyorum. Ama söyleyemem üç aylardayız. Valla ağzım yüzüm yamulur.
Bu iki ay içinde, işe girmem dışında tek bir olumlu gelişme olmadı. Aksine berbat, ürkünç, sinir bozan ne varsa gelip beni buldu. Rejim hikayemden bahsetmiyorum bile, bayram tatilinde dana gibi gezinirim ortalarda. Neyse anlatmaya başlasam iyi olacak.
Çok yakın bir kız arkadaşım şuan alışkın olmadığım ve kendimce onay vermediğim bir ilişki yaşıyor. İkisiyle de şahsi problemim yok. Kendi hayatları, özgür kararları. Fakat ben yine lanet olası anaç yapımla yaklaşıp, "ailen bu ilişkiye onay vermezse ileride üzülebilirsin" diyerek konuya girdim. Tabi şuan gözü aşktan kapanmış olan arkadaşım benden soğudu. 1-2 hafta görüşmedik. Yoğunluğumuzu öne sürdük ikimizde... Sonra bana cumartesi gecesi bir mesaj geldi. "Ben sizde kalacağım diye izin aldım evden ama o'nda kalacağım. Annem ararsa beni idare eder misin, haberleşelim." tarzında bir şeydi. Sessiz kalmayı tercih ettim çünkü benimle görüşmek yerine, sevgilisinde kalmayı tercih etmişti. Hemde ailesine benimle olacağını söyleyerek.
Aradan bir hafta geçti ve gece dışarı çıkacağımızı öğrenip, bende geleceğim dedi. Güzel hızlı bir adımdı, soğukluk gidebilirdi. Ama öyle olmadı.
Yanımıza geldi, elinde poşet. Poşetin içinde topuklu ayakkabıları. Eve söylemeden yapılan planlarda genelde böyle olur. Tamamdı her şey. Daha sonra köpeğe yemek vermeye gittik. Orada da samimi bir konuşma ortamı olmadı. Bizimle bir şey paylaşmadı. Neler yapıyorsun dediğimizde sadece "iş,güç" dedi. Konuşma sırasında telefonuna uzun bir mesaj geldi, yüzü düştü. Gördüm ama üstelemek istemedim. Tahmin ettim sevgilisinden geldiğini. Zaman konuşmadan geçti, artık gideceğimiz yere doğru hareket edecektik ki, Kara'ya "geçerken beni de eve bırakır mısın?" dedi. Şaşırdık "naassı yanii" dedik. "Ben öyle sizi görmeye geldim, görüşemiyorduk." dedi. Tutamadım kendimi, "köpeğe yemek vermeye topuklu ayakkabılarını bu yüzden mi getirdin dedim?" Neler dedi o an hatırlıyorum. Kırılmış ve kızmıştım. Hala sevgilisinden gelen mesajla alakalı olduğunu itiraf etmiyordu. Dayanamadım onu da söyledim. "Az önce gelen mesaj sevgilindendi değil mi? İzin vermiyor, sende eve dönüyorsun." dedim. Ses tonu değişti ama yine de evet diyemedi. Israrla bizi görmeye geldiğini tekrarladı. O dakikadan sonra konuşmadım. Biz onunla kaç yıldır arkadaşız, kirlimizi, pisliğimizi, kusmuğumuzu, kalbimizi, derdimizi her şeyimizi anlatırız. Onay vermesek bile destek oluruz. Fakat o bu adamı korumak adına, bunu bile itiraf edemedi. Hayır dedi inatla. "Ben sizinle vakit geçirmek istiyordum fakat tartıştık - ya da izin vermedi. Ben onu seviyorum, beni anlayın gelemem." diyebilirdi. Demedi.
1,5 aydır falan konuşmuyoruz. Bana mesaj attı bir kere "börek var çay var, gel ye" diye. Bu bile kırıcıydı bence. Ama bir adımdı. "Görüşüp konuşacaksak, dışarıda yapalım bunu." dedim. "Bunu bir özür mesajı olarak algılama, ben hatalı değilim. Sen saygısız birisin. Başkalarının hayatına saygı duymuyorsun ama saygı bekliyorsun. Hep sen kırılıp, üzülüyorsun sanki." dedi. Oysa, açıklamasını yalana başvurmadan yapsaydı zaten beklediği saygıyı görecekti. Orada bizi salak yerine koyup, elimde topuklu ayakkabı poşetiyle köpek doyurmaya geldim demeseydi iyi olacaktı.
O koç burcu ben ise aslan. İkimizde "dediğim dedik, çaldığım düdük". Aradan zaman geçtikçe daha da kopuyor ve öfkeleniyorum. Daha önce de beni erkek arkadaş uğruna, gecenin yarısı sokakta bırakıp gitmişti. Üzülüp, korkup ağladığım olmuştu ama şimdi görüyorum ki, yılın malı ödülünün 2012 sahibesi ben olacağım. Keşke böyle olmasaydı ya da ben bu kadar arkadaşlarıma değer verip bağlanmasaydım. Diğer sikko arkadaşlar gibi tekme atıp, günümü gün etseydim. Ama ben asla öyle olamayacağım.
Sonrasında, ailevi bir problem ortaya çıktı. Ablam kötü haberi bir cuma sabahı paylaştı benimle. Evden çıkıp, işe geldiğim yol boyunca telefonda konuştuk. Ofise nasıl girdim, o günü ne gibi hatalarla kapattım sayamıyorum bile. Bu problemi anlatamasam da, benim için büyük önem taşıdığını ve psikolojimi sarstığını söyleyebilirim. Uykusuz geceler geçirdim, alkol alma isteğim arttı, insanlara olan tahammülümü yitirdim.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi, Kara ile de bütün iplerimi kopardım. Satıcılığına, beni zor durumda bırakmasına artık katlanamadım. Yapılan bir şaka bile batmaya başladı. Gece dışarı çıkmıyorum diye tripler atıldı. Çalıştığım bir türlü kabul görmedi. Alkol alıp, sabahın köründe eve gelmem beklendi ve cebimde para olmadığı hesaba katılmadı. Allah biliyor beni asla bu konularda eksik etmedi ama gururlu bir aslan kızı olarak artık incinmeye başladım. Kendi paramla plana dahil olmak istedim, bunu da anlatamadım. Ablamlara canım sıkkın, eğlenemiyorum dedim yine olmadı ve ipler koptu. Hakkım vardı, helal ettim. Sende helal et dedim, etmedi. Sessiz kalmayı seçti. Dün arkadaş grubu olarak bir araya geldik fakat hala ben suçluymuşum gibi surat çevirdi. Gitmem hataydı zaten. Her yerden silmişim, ağlamışım, üzülmüşüm daha ne diye aynı ortama giriyorum ki? Gerek yoktu. Ve devamına da gerek yok. Benim canım yanarken, yanımda olmayanlara teşekkür ediyorum. Herkes gezsin tozsun yesin içsin ve de sıçsın. Çünkü bende sizin zor zamanınızda, size öyle yapmıştım! değil mi?
Allah hak etmeyen kimseye bunları yaşatmasın. Hayatımdaki negatiflikler bir an önce gitsin ve her şey yoluna girsin. En boktan anımda, yanımda olmasını istediğim kişiler sırtını döndü. Biri ortam merakına, biri aşk peşine. Allah hepinizin yolunuzu açık etsin. Benimkini de açsın :)
https://twitter.com/lazanyam
http://www.formspring.me/lazanya
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)