Taktikler, yenilgiler, savaşın ardından geleceğini beklediğin barışın gelmemesi... Bunlar işte benim problemim.
Size anlatacağım bir aşk hikayem yok. Uzun zamandır da yazamıyorum bu konu hakkında. Şikayetçiyim aslında. Eski yazılarıma dönüp baktığımda, acılar ve isyanlarla karşılaşıyorum. Buraya haykıramamaktan şikayetçiyim. Bir güzel haber veremedim.
Amma şikayet ettim be yazıya başlar başlamaz!
Benim sorunum aslında şu, hayatımda güzel giden bir şeyi, yazamıyorum. Anlatamıyorum mutluluğumu. Melankoli ve isyan tarafım çok ağır basıyor. Bu da çoğu zaman hayal kırıklığı yaşıyor oluşumdandır. Mutluluğu tam anlamıyla hissedemiyorum, hissettim diyelim tarifini bilmiyorum. Ama iş, acı çekmeye, yıkılmaya, üzülmeye gelince kelimeleri şaraba bandırıp, fırına veririm. Öyle bir sunum yaparım ki...
En son yıkıldığım çok saçma bir olayı anlatacağım sizlere,
Geçtiğimiz aylarda, arkadaşımla gece dışarı çıktık. Dans etmekten sıkılmış, dans edenleri izlemeye başlamıştım. Kafam hafiften güzel, elimde biram. Mekan bir anda, tıklım tıklım oldu. Basamak buldum ve hemen üzerine çıktım. Tam önümde uzun boylu esmer bir çocuk durdu. Sırtı bana dönük, yüzünün neye benzediğinden habersizim. Yanında 3-4 arkadaşı var. Bu da, abi gibi başlarında durmuş. Sanki şehir dışından kuzenleri gelmişte, bakın sizi Ankara gece hayatına çıkarayım demiş gibi... Elinde votka bardağı, bana çarpa çarpa sallanıyor. Alkolün bana verdiği yetki ile hafiften ittirdim çocuğu. O kalabalıkta hissetmedi bile. Kafamın bana verdiği cesaret ile daha sağlam ittirdim bu sefer. Kafasını çevirdiği anda bende kocaman bir gülümseme oldu ve 'hiii pardon :D arkadan ittiriyorlar" dedim. * Bu cümleyi en son ilkokulda, andımızı okuduktan sonra sınıflara doğru koşarken, başka sınıftan tanımadığım bir çocuğa söylemiştim. * Gülümsedi, 'Ben rahatsız ettim sanırım kusura bakma. Fakat burası çok kalabalık bir türlü nereye geçeceğimi bilemedim' dedi. Allah'ım o nasıl bir gülüştü öyle. Ben koptum tabi o sırada. Hayallere falan daldım. Tanışmışız, buluşmuşuz şuz şuz şuz da şuz.
Ani bir hareketle, basamakta yanıma çıktı. 'Böyle rahatsız olmazsın değil mi?' dedi. Gülümsedim. Kısa bir suskunluk oldu, neden dans etmiyorsun dedi, ettim ama yoruldum artık dedim. Bende yoruldum ama bizimkiler hala sıkılmadı dedi. Kardeşlerini mi çıkarttın dedim salak gibi. İçinden öyle geçiriyorsun, çocuğa neden soruyorsun akılsız kız! Yok onlar arkadaşlarım dedi. Ben yine o ' :D ' salak sırıtmamı yaptım. Adımı sordu, okulumu, nereli olduğumu. Tabi müzik var, kafa kafaya vermişiz. Gayet güzel :) Neyse adı, Murat. Okulunu ve bölümünü sordum bende. Ne iş yaptığını da öğrendim. Sohbet tıkanınca, arada bakıp gülümsedi. Sen neden dans etmiyorsun diye, muhabbeti sürdürme çabasıyla bir soru sordum. 'Ben pek dans etmem' dedi. Sigara uzattı, içki ısmarladı. Sustuk, sallandık. Sonra da çok memnun oldum Lazanya, gidiyoruz biz dedi. El sıkışıp, öpüştük ve gitti.
Ertesi gün Murat'ı Facebook'tan ve Foursquare'den aradım fakat bulamadım. Okulu arama kriterlerine ekledim ve yine yok. Aslında o da beni bulmak istese, arayıp bulabilirdi. Ama yapmadı. Bende ilk defa yaptığım bu muhabbeti abartmadan - abartamadan konuyu kendimce kapatmıştım. Taa ki, bu cumartesiye kadar. Yine aynı yerdeyim. Yanımda bir bay arkadaşım var. Biramı yudumlarken, tanıdık bir sima gördüm ama genelde aynı yerde tanıdık bir çok arkadaşımı gördüğüm için çabalamadım kim olduğunu çıkartmaya... Yakınlaştı, yakınlaştı. Ve MURAT. Gülümsemesi yine aynı. Tanıdım! Merhaba dedi. Elimi sıktı, öptü. Yanında yine kuzene benzer tipte bir kız. Kız beni süzdü ve sahne önüne gittiler. Sonra arka tarafa geçtiler. Gözden kayboldular. Kız elini tutarak onu sahneye çıkarttı. -nası yani sevgilisi mi bu onun!?- oldum. Sonra bütün gece kızla dans etti ve hiç durmadı. Yanımdan 1-2 kere geçti, gülümsemedi. Kızın yanına gittikçe dönüp bana baktı. Benim tadımı kaçırdı ve dans etti.
Gecenin sonlarına doğru kız ortadan kayboldu. Bu da elinde telefon bir şeyler yaptı. Ben gittim o kaldı.
Bu da böyle bir anımdır... Kaderdir. Millet gece tanıştığı adamla sevgili olur, adam sever aşık olur, bizimki ise sevgilisinin yanında selam verir, sevgilisi yokken gülümser falan... Budur benim hikayem.