Akşama doğru annem iş çıkışında bakkala, ekmek almak için uğradığında bakkal aynen şöyle demiş:
-maşallah sizin kız bugün bütün mahalleyi doyurdu.
Ulan adi herif parasıyla değil mi? Neden anneme söylüyorsun?!!
Annem beni mahalleden alıp eve çıkardı, nerede Lazanya bayram harçlıkların dedi. O an dünya başıma çıkıp göbek attı resmen, bütün yükü bendeydi. Az kalan parayı gösterdim. Ablamla ikisi örgüt olup bana çok kızdılar. Sonra ablam geldi ve eşyalarını topla Lazanya seni çocuklar yurduna yolluyoruz artık orada kalacaksın dedi. İzlediğim bütün türk filmlerindeki çocuklar gözümün önünden geçmişti. Ben ne yapacaktım şimdi? Minik yatağımın üstüne katlanmış eşyalarımı koymaya başladım, en sevdiğim kıyafetleri seçmeye çalışıyordum. Kokoş olduğumdan, ne bir pantolon vardı ne de eşofman. Hep mini etekler, elbiseler, küçücük ceketler ve renk renk muz çoraplar... Sonra yanıma alabileceğim oyuncağa karar vermek zorunda hissettim kendimi. Nedense bir tane seçecektim, kaloriferin üstünde duran mavi saçlı lahana bebeğim ve çarşının içinde deterjan satan amcanın verdiği yumuşacık Yumoş'umdan birini alacaktım. Hangisini seçtim hatırlamıyorum fakat, onlarla tek tek konuşmuştum. Beni sevmiyorlar, beni yolluyorlar. Artık sizi göremeyeceğim, bana kırılmayın fakat sizi çok seviyorum, birinizi seçeceğim bana küsmeyin, beni çok özleyin...
Nasıl oldu bilmiyorum ama affettiler beni, özür dilettirdiler. Sevmemeleri gibi bir durum söz konusu değildi halbuki. Sadece biraz ağır bir ceza olmuştu benim için. Şu yaşımda bile o anı anlatırken hala gözlerim dolar. Ablamın değilde, annemin sevgisinden çok çok emin bir halde büyüdüm ben. Babam ise işine geldiği zaman severdi...
o paraları kilodundan nasıl çıkarıyodun onu merak ettim :) bakkal şaşkınlığını gizleyememiş olucakki yaşadığı şoku annenle paylaşmış :)çocuk aklı işte :) bonkör bir çocukmuşsun ben tam tersi çok cimriydim paralarımı biriktirir kimseye söylemezdim yerini ezelden beri kitap okumayı çok sevdiğimden her okuduğumun kitabın arasına bir para koyardım sonra hepsini sıkıştığım anlarda harcardım taki annem kitaplığımı keşfedene kadar şimdi ise aynı şeyi daha güvenli bir ortamda yapıyorum bankada :) hala paramı gerekmediği müddetçe harcamam :)
YanıtlaSilahaha insanın kendi parasını çalması çok acı :D
YanıtlaSilşimdi ne güzel hayat. işte çocukluğun verdiği yükler... :p
GErçekten lazanya o paraları külodundan nasıl çıkartıyordun, haylaz çocuk seniiii :))
YanıtlaSilapartmanda çıkartıyordum yahu :D tişörtümü yukarı çekip çok kolay oluyordu :)) sonu kötü ama işte o kadar üzüntü :D
YanıtlaSilA-aaa! Yazık ayol, ne acımasızca kandırmış ablan senii!! Kıyamam bebeyim, gel sarılayım sanaa! Ay vall çok acıdım o çocuk haline, sarılasım geldi.. :(
YanıtlaSilah benim bonkor lazanyam yaaa, mahallenin çocukları bayram etmiş sayende :))
YanıtlaSilhah ha! senin kuku kumbara olmuş :)
YanıtlaSilwalla TB haklı.. sen hep böle bonkör, paylasmayı seven biriymişin dmeekki.. borcluya bıle borc verdiğine göre.. :)
YanıtlaSilAnnemin memeleri senin kuku,paraların ahlakını da bozmuş,hala aynı adreslerde harcanıyorlar :)
YanıtlaSilbabanem de sutyenine koyardi eheueuehu
YanıtlaSilparaların birkaç yılda bir,yenilira yok dahayenilira gibi değiştirilip durması ne kötü.
YanıtlaSilbizim lazanya hanım'ın paracıklarıyla tanışma olasılığımız, avucumuza bir bozukluk alıp düş kurmamız imkansızlaşıyor.
kahrolsun kötü para politası!
o değilde ben küçükken bi kere paramı çorabımın içine sakladım annemde çorapları yıkamış gitti güzel paracıklarım ...
YanıtlaSil