İzleyiciler

2 Şubat 2013 Cumartesi

Mim'lendim Rahatladım

Melo'm beni mimlemiş, eğer mimlenmesem kendimi kötü hissederdim. Uzun zaman blogtan uzak kaldım, dışlanmış gibi hissederdim. Neyse ki canım blog arkadaşım beni unutmadı ☺

Buradan seçtiğim sorulara cevap vermeye başlıyorum:


1. Burcunuz nedir?
Aslan burcuyum ve yükselenim Oğlak. Nasıl bir sonuç çıkar bundan, yorumu olan varsa beklerim. Ama şunu bilmenizi isterim ki %70 Aslan, %30 Oğlak'ım.

2. Sizi yazmaktan soğutan olaylar?
İşsizken sürekli yazıyordum. Blogumun da sayesinde bir işe girdim ve sonrasında ofiste deşifre oldum. Bilenlerden, bilmeyenlere bir akım oldu ☺Bu nedenle ofiste olan biteni istediğim gibi aktaramadım. Bu da blogtan soğumama neden oldu. Ama şimdi geçti, iyiyim ☺

3. Hayatınızda dönüm noktası olan yaş hangisiydi?
Tam ergenlikteydim öss falan uğraşıyordum. Atarlı tutarlı manyağın tekiydim. Annem babam boşandı, ablam evlendi ve hayatım bir sene içinde hızla değişti. Mutluluğu kederi aynı anda yaşadım.

4. En sevdiğiniz yemek?
Küçükken pilavcı derlerdi bana. Pilav manyağıyım. Öyle bulgur falan sevmem, pirinç pilavı olacak. Kalorili olan yemekleri ve pahalı eşyaları çok severim ucuz ve kalorisiz şeyleri asla sevmem, ayrıca bu da berbat bir özelliğim hiç sevmiyorum!

5. Kendinize robot bir sevgili yapıyorsunuz, ona hangi özellikleri eklemek isterdiniz?
En güzel bu şekilde açıklayabilirim, geçmiş iki yazımı paylaşıyorum sizlerle:


Kısa oldu, öz oldu. Benden 5 soru 5 cevap.

Teşekkürler Melo'm



1 Şubat 2013 Cuma

Ocak Ayında Neler İzledim?

Anna Karenina:

Film aşk üzerine kurulu, romanı okuyanlarda daha iyi bilir. Ben adını biliyordum fakat kitabı okumamıştım. Kitabını okuduğum filmleri beğenmiyorum çünkü. Mesela Harry Potter'da hayal kırıklığı yaşamıştım. Kitapta bir sürü ayrıntı vardı fakat filmde yoktu. Keira Knightley başrol oyuncusu. Kadın güzel, farklı bir tarzı var. Bütün oyunculukları mı öyle bilmiyorum ama bu filmde süperdi.
Gitmenizi tavsiye ederim, görsel bir şölen söz konusu. Eski zamanın şaşalı balo giysileri, danslar, korseler falan havada uçuyor. Cidden beğendim. Gidemezseniz de, dvd gecenize renk katsın ☺


Mama:

Korku filmlerinin hastasıyımdır. Fakat uzun süredir ağzıma layık bir film bulamıyordum. Aralık ayında bir Türk korku filmine gitmiştim sevgilimle, hemde ilk sinema keyfimizdi... Kabus oldu. Neyse bu filmin güzel kısımlarına geleyim, başrolde küçük kızlar var ve harika oyuncular. Hem duygusal hemde korku filmi ilk defa izledim. Öyle aman aman korkmadım ama her an gergindim. Konusu farklı, ben çok beğendim bunu da tavsiye ederim. Hemde gösterime yeni girdi sayılır.



Celal ile Ceren:

Recep İvedik tiplemesinde sinemada gülmekten çatlayacaktım. Hala da tv de gördüğüm zaman sıkılmadan izliyorum. Şahan yeniden film yapınca, hemen fragmanı izledim ve gitmeye karar verdim. Tam sevgili ile gidilecek film kızlar! Uzun sürelik ilişkiden çıkan erkeği ve kızı anlatıyor ☺ Pişman olup, sürünsünn :p hehe 
Onun dışında bir artısı yok. Çok az güldüm, gözümden yaş falan gelmedi. Bir Recep İvedik değil yani. Gelde Recep İvedik'leri ATV veriyordu, bunu da verir. Paranıza yazık olmasın, gitmeyin. Haa derseniz ki, sevgilim anlasın neyin ne olduğunu biraz ders alsın... İşte o zaman biletleri ona aldırın ve gidin! ☺


Efsane Beşli:

Animasyon hastasıyım!!! Bayılıyorum bu filmlere. Çook çocuksu olmadıkça gitmeye çalışıyorum çoğuna. Şubat tatili nedeni ile turkcell ve vodafone kampanyaları durduruldu. Bu ay çok gidemem sanırım. Kampanya başlayınca sinemalara devam ederim ☺ Çocukluğunuzu özlediyseniz, bu filme gidin. Ben 3D izledim keyif aldım. Tavsiye ederim.


CM101MMXI - CEM YILMAZ:

Cem Yılmaz'ın gösterisine hiç daha önce gitmedim. Yada dvdlerin hepsini başından sonuna izlemedim. Hep youtube videolarından kesitler izledim. Sinemaya gelince merak ettim ve gitmek istedim. Hep pipi kuku esprileri vardı. İlk başta güldüm ama sonra çok sıkıldım. Cem Yılmaz tarzını sevenler için süper, benim gibi düşünenler için kötü.




Amour - Aşk:

Annem çok görmek istedi bu filmi. Kıramadım. Aslında fransız filmlerinden hiç hoşlanmam. Soğuk, duygusuz ve anlamsız geliyorlar bana. Aama annem bahane ürettiğimi düşünür diye diyemedim. Neyse gittik. Farklı yine, o soğukluk var. Vicdanımı sızlatan bir filmdi. Sonu berbattı. Bence sinemada izlemeyin. Zaten gösterimden kalktı çoğu yerde. 


31 Ocak 2013 Perşembe

Anne bak örnek gösterdiğin kıza neler oldu!

Aile dostumuzun kızı vardı, adı ceren. Bu ceren kolejde okuyordu, sınıfları 8 kişi falandı. Ben ise devlet okulundaydım. Çocukluk arkadaşımdı kendisi. En yakın arkadaşımdı. Ailesi de, benim ailemin en yakınlarıydı. Sık sık görüşürdük. Sırayla evlere gidip gelmeler falan.

Bizde odaya kapanır oyun oynar, okulda hoşlandığımız çocuklardan falan konuşurduk. Ben barbie oynarken, ceren çok güzel resimlerde yapardı. Barbieler ile alakası yoktu. Tabi bizimkilere, "çok cool" geliyordu bu durum. Bak Lazanya, Ceren ne güzel resim yapıyor. Sende yapsana, bebeklerle oynayacağına!! Kendimi o yaşta gerizekalı gibi hissediyordum bana böyle şeyler dendikçe...

Ceren'in matematiği çok iyiydi. Benim ise berbat. Misafirlik bitip, eve dönerken yolda, "bak ceren'in matematiği iyi, sen anca barbielerinle oyna" laflarını duyuyordum. Lan sanki karı resim yaparak matematik öğrendi. Onun sınıfı 8 kişi, benimki 48 kişi! Özürlüye anlatır gibi anlatıyorlardır. Benim zamanımda 50-60 kişilik sınıflar bile vardı. Hala var mı kaldı mı öyle bilmiyorum ki. Neyse işte. Her zaman o örnek gösterildi. Onun karnesi benden iyiydi hep. Ablam, annem ve babam onu sevip, örnek gösterirlerdi bana.

İçten içe kıskanıyordum demek ki, o zaman bunun farkında mıydım hatırlamıyorum ama sinir olduğumu çok iyi hatırlıyorum! Yazılarımı ona benzetmeye çalışıyordum, onun gibi yazıyordum. Bunu, şimdi burada yazarken hatırladım.

Neyse zaman geçti ceren lisede sınıfta kaldı, kavgacı bir kız oldu, sigara ve uyuşturucu kullandı. Erkeklerle oynaşmaya erkenden başladı, hırsızlık yaptı. Bu olaylarla beni de kirletmeye çalıştı ama akladım kendimi, doğruları ortaya çıkardım ve ailecek görüşmeyi kestik.

Sonra üniversiteye giremedi, erkenden evlendi boşandı ve şimdi yeniden evlendi.

Bak anne, zamanında övdüğün örnek gösterdiğin kız neler yaptı. Ben ise iyi kötü bir üniversite bitirdim, sigara içtim ama uyuşturucu merakım olmadı hiç. Kavga dövüşe karışmadım, sınıfta kalmadım hatta lisede teşekkür bile aldım ☺Hala resim yapamıyorum ama kimseyle de oynaşmıyorum.

Demek ki neymiş, ak göt kara göt belli olmuyormuş öyle hemen. Siz siz olun, kimseyi kıyaslamayın. Hele ki çocuğunuzu... Tabi onlarda bilemezdi böyle olacağını ama olan benim psikolojime oldu...



30 Ocak 2013 Çarşamba

Kampanya bitti yazı kaldı :)


Merhaba, çok güzel bir haberim var sizlere. indirimlr.com sitesindeki istediğiniz bir markadan, 100TL'lik bir ürün seçeceksiniz ve onu alıp adresinize göndereceğim :) İndirim kuponu değil! Direk beğendiğiniz 100TL'lik ürünü alıp yollayacağım. Bu hediyeyi; darty, mudo, zoopa, defacto, markafoni, misspera ve bunun gibi çok online alışveriş imkanı olan markadan seçebilecekseniz.

Çekiliş koşullarından bahsetmeden önce biraz bu siteden bahsedeyim sizlere, çok sık alışveriş yaptığımız kaliteli markaların içinde bulunduğu bu sitede bu markalardan alışveriş yaparken indirim kazanacağımız kupon kodları yer alıyor. Örneğin, Enmoda'dan ürünü seçtiniz ve ödeme sayfasına gittiniz. Ödeme sayfasında indirim kupon numarası kısmı oluyor, "aaa sizde kod yok mu?" üzülmeyin buradan kodu bulabilirsiniz ☺

Yeterince çekici değil mi? ☺

Ucuz malzemelerim ve göz makyajım

Merhaba, bugün göz makyajı yaparken hangi ürünleri kullandığımı tanıtacağım sizlere. Hepsi ucuz en pahalısı 18TL falan ☺

Ben çok makyaj bilmediğim için böyle acemi ürünlerim var. Açıkçası dün Yves Rocher ürünlerine baktım, fiyatı uygun olanları seçtim eledim twitter'dan yorumlar aldım fakat kararsız kaldım. Keşke her mağazada, ürünlerin minik minik kutularda olduğu setler satılsa. Denesek, beğenirsek alsak.

Neyse gelelim konuya, geçen gün bir göz makyajı paylaşmıştım. Orada hangi ürünleri kullandığımı gösteriyorum.

1 numara: Rossmann'dan aldım. 8-9TL arası bir fiyatı vardı yanlış hatırlamıyorsam. Essence marka. Bu zamana kadar sürdüğüm en rahat ucu olan eyeliner diyebilirim. Ama kuyruk kısmı, gözüm yaşlandığı zaman hemen bozuluyor. Bu kalitesinden mi kaynaklanıyor bilmiyorum açıkçası.

2 numara: Göz çevresi beyazlatıcısı ( adı bu olmayabilir, ben ona öyle diyorum) ☺ Maybelline marka, 01 numara. Her yerde bulunuyor zaten bu ürün. Gözümün tüm çevresine, far bazı uygulamasından sonra uyguluyorum. Bu arada uygulamalarım yanlışsa beni düzeltin :) Bu beyazlatıcı da çok kalıcı değil ama idare ediyorum işte. Fiyatı da 12-18TL arasındaydı sanırım.

3 numara: Bunun adını biliyorum işte, far bazı! ☺Rossmann'dan aldım bunu da. Yine fiyatı, 8-9TL arasındaydı. Çok far kullanmıyorum fakat, kullandığım zaman da farın böyle göz kapağımda kat kat olmasını engelliyor. Kullandığım ilk far bazı olduğu için, çok yorum katamıyorum.

4 numara: Buna kaş boyama seti diyorum ☺ Bir açık bir koyu rengi olması benim çok işime yarıyor, dip boyam geldiğinde koyu kısmını sürüyorum, açık renk dip boyası yaptırdığımda ise açık kısmını sürüyorum. Bu setin içinden kaş şekilleri çıkıyor ve onları kaşınıza tutup içini boyuyorsunuz. Markası silinmiş, bilen biri yorum olarak bırakabilirse buraya eklerim ☺☺ Bu da 20TL'yi geçmez.

5 numara: Maybelline, turbo boost mascara ise son ürünüm. Bu da her yerde satılıyor ve 20TL'yi geçmiyor fiyatı. Ben takma kirpik etkisi istiyorum, tam istediğim gibi yapmıyor ama yine de idare eder.

Ucuz ve pek işe yaramayan bir makyaj malzemesi tanıtım yazısı okudunuz. Fiyatı uygun olan başka ürün önerileriniz varsa seve seve alabilirim.

Allah para versin, biz alırız ☺☺


28 Ocak 2013 Pazartesi

Kaşınız kirpiğiniz size küstü mü? Kaşım bana küsmüş annem.

Merhaba, ben ettim sizde etmeyin diye sırf sizin için bir yazı yazmaya karar verdim. Günlerdir aklımda, söyleyeceğim söyleyemiyorum derken bugüne kısmetmiş.

Kirpiklerimle ilgili sorunum yok maşallah iyi durumdalar. Fakat kaşlarımı saç boyası ile açtırdığımdan beri kaşlarımın belirli bölgelerinde -özellikle baş kısmında ve orta kısımlarında- seyrelmeler oldu. Kaş alan ablalar der ya, "kaşın küsmüş annem" hah işte, benimki de küsmüş bana. Ne yağlar sürdüm de yattım ama olmadı. En sonunda gidip kaş farı aldım kendime, makyajın sonunda onu sürüp çıkıyorum.

Reklamlarda, "EEOSE" diye bir ürün gördüm, gidip aldım. İki kutu alırsan kampanya var, ikincisi %50 indirimli oluyor. Haydi Lazanya al bunu, kaşların İdo'nun kaşı gibi olsun dedi içimdeki ses. Aldım ulan!

1. şişe bitti, 2. şişeye geçtim. Kirpiklerim ve kaşlarım uzadı fakat dökülen yerler dolmadı! Anladım ki, bu ürün var olmayanı var etmiyor, olanı uzatıyor.

1.şişeyi yanında çıkan dev kulak çubuklarının pamuklu kısmını kullanarak sürdüm. 2.şişeyi ise, kapağını çıkararak ve çubuğun tahta kısmını içine batırarak kullanıyorum. Çünkü diğer türlü pamuk bütün sıvıyı emiyor. Kaşımı alan abla bu şekilde kullanmamı söyledi ve 2.şişe bitince gel dedi. Bence kaşlarımın eksik olan yerleri çıkmadı fakat kirpiklerim uzadı. Bakalım bu ay sonunda falan gideceğim kaşlarımı aldırmaya, ablaya sorarım. Gelen cevabı da isterseniz iletirim. Ama bence benden haber bekleyin, 2 kutuya 160TL mi ne vermiştim, siz vermeyin kıyamam.

Küsen küser arkadaş, üzülmeyin.


Her ne olursa olsun, kaşınız kirpiğiniz sizinle olsun.

https://twitter.com/lazanyam

27 Ocak 2013 Pazar

Makyaj özürlüyüm

Üniversiteyi bitirdiğim yıllarda yani 2008 - 2009 yıllarında makyaj yapmaya başladım. Ondan önce Nivea vişneli parlatıcı ve siyah göz kalemi ile idare ederdim.

Bu aralar böyle süslenme, güzelleşme çabalarına girdim. Eyeliner çekme çabalarım hala devam ediyor, fotoğrafta göründüğü gibi yamuk yumuk bir şeyler yapıyorum ☺

Zaten çizim yapamam, gördüğümü kaleme alamam. Bu konularda aşırı beceriksizim.

Bir de sorum olacak, "sivilce izlerim" çok geç iyileşiyor. Öyle ki, iki aydır yüzümde artık "ben" kıvamını almış bir iz var. Bunlar için çözüm önerisi olan var mı?




22 Ocak 2013 Salı

Estetik Operasyon İçin Geri Sayım Başlasın!

Çok uzun zamandır kafama koyduğum ve olmak istediğim "estetik operasyon" vardı. 

Ameliyat günü alındı, doktorlara gidildi, hastane seçildi. Tamam bu sefer karar verdim. Hem sağlık hemde estetik açısından gerekli olan bir operasyon. Yoksa bu, estetik olanların uydurduğu bir yalan mı?! 

Burnunu yaptıran herkes ya küçükken burnunu kırmıştır, ya da et vardır... O etin alınması için, o kadar narkoz almışken burun da şekillendirilir hani :) Tamam cidden öyle olan vardır ama herkesin de mi böyle olur yahu :) Acaba bende mi bu ekibe katıldım? Ama neyse ki, benim burun değil. Böyle gizemli bir hava yaratmak istemiyorum ama anlatmakta istemiyorum.

Estetik operasyon konusunda deneyimli olan varsa bana mail yolu ile ulaşabilir lazanyaa@hotmail.com.tr adresinden.. 

Gel gelelim ameliyat gününü alana kadar, her gece rüyamda ameliyat oldum ☺ Şimdi günü öğrendim ve heyecan bastı. Narkoz alacak olmanın da gerginliği yok değil. Sigara konusuna da dikkat edeyim diyorum :/ Pek bilgim yok ama yine de kötü şeyler duydum.

Peki siz böyle bir operasyon geçirmek isteseydiniz, bu hangi bölgede olurdu? 

24 Aralık 2012 Pazartesi

"2013'e bir hafta kala" yazısı

Merhaba!

Neler yapıyorsunuz, hayatlarınız nasıl gidiyor çok merak ediyorum. Okuyamıyorum sizleri.

Ben iyiyim. İş güç derken bir de aşk yaptım :) Her şey yolunda maşallah. Çok anlatamıyorum çünkü buraya ne yazdıysam hep tersine gitti. Korkuyorum artık.

2013 geliyor ya, yine ümitliyim yine şükürlerim teşekkürlerim ve dileklerim var. Bu sefer daha az ama.

Sağlık istiyorum
İşimin devam etmesini istiyorum
Sevgilimle daha da sevgili huzurlu engelsiz günler aylar yıllar istiyorum ( aslında bir ömür istiyorum ) :)
Huzurlu bir aile ve güzel yaşamak için para istiyorum

Bir önceki yıllardaki yazılarıma bakarsanız sayfalar dolusu istek var :) Bu isteklerin azalmasını sağlayan hayatımdaki adama teşekkür ediyorum. Dilerim yine daha da güzel haberleri yazmak için gelirim buraya.

Peki ya siz ne yapıyorsunuz? Nasıl gidiyor, neler değişti?
Yorumlarıma bakacağıma söz veriyorum ve sizi öpüyorum.


Belki de daha sık yazarım kim bilir...


5 Kasım 2012 Pazartesi

Sevgili Psikiyatrim

Aylar sonra seni yeniden ziyaret edebildim. Onca zaman neden gelemediğimi de söyleyeyim, param yoktu. İşsizdim. Bunalımdaydım sana çok ihtiyacım vardı ama her şey para ile... Kahretsin!

İşim var, maaşım var. Ama psikolojimden mi artık neyimden, o kadar uzun süre işsiz kalmışım ki şuan bile işsiz kalırsam korkusu yaşıyorum. Allah düşmanıma yaşatmasın.

Seni çok özledim psikiyatrim, seninle tanıştığım gün nasılda ağlamıştım o bomboş masanın önünde hatırlıyor musun? Sonra bana bakan şaşkın gözlerini görünce gülmeye başlamıştım. Ve masanın üzerinde duran peçetelere kimlerin ihtiyacı olduğunu çok iyi anlamıştım. Sana anlattığım şeyleri anladığına o kadar eminim ki, o parayı verip huzur buluyorum hep :)

Verdiğin antidepresan işe yarıyor sanki psikiyatrim. Son 3 gündür öyle bir şeye üzüldüğümü hatırlamıyorum. Yada etrafımdakilerin bir şeylerine takmadım. Beni üzecek bir şey olacaksa bile, bunun aşamalarını anlamayacağım sanırım. Hemen olacak! Oldu bitti, geçti diyeceğim.

Bu ilaç sayesinde, kadersiz ve şanssız olduğumu düşünmekten vazgeçecekmişim gibi geliyor. Umarım öyle olur. Kim ölümüne mutlu ki? Kim her şeye sahip ki? Her şeye sahip olan, yakınında olan birinin elindekileri - hayatındakileri istiyordur... (ayy inşallah hep böyle düşünmeye devam ederim)

Son 5-6 ay içinde hayatımdan 2 eski arkadaşımı çıkardım. Bunu da sana anlattım ya sevgili psikiyatrim, çok iyi geldin bana. Keşke hep param olsa da, her hafta her ay düzenli gelsem sana. En derinlere, babamın bende açtığı yaralara, onun yüzünden ilişkilerimi nasıl boktan yaşadığıma kadar insek, millete kızıp kızıp yemek yemem hakkında saatlerce konuşsak.

Sevgili Psikiyatrim, dediğin kitabını bugün ya da yarın alacağım.
Para ile gelsem de sana, beni hiç bırakma olur mu?