Hayatımdaki her olumsuzluğu kilo yüzünden olduğunu düşündüm ve kısa kısa rejimlerden vazgeçip. Adam gibi Dukan Diyetini uygulamaya karar verdim. Bugün tam iki hafta bitti. Üç gündür tartıya çıkmıyorum. Toplamda 4 kilo verdim.
Aman yeaa yine mi diyet diyeceksiniz ama işe yarıyor... Bir zamanlar önerdiğim ilacı da kullanmıyorum üstelik. İki kutu fazladan var elimde. Gerek görmüyorum. Çok kolay uygulanan bir diyet. Kararlı olmanız yeterli. Ben ölmek var, dönmek yok diyerek başladım. Çünkü cidden son zamanlarda bundan kurtulamazsam, nasıl olsa işsizim, param aşkım mutluluğum ve huzurum yok diye ölmeyi düşünüyordum. Güzel dostum Leyli, Dukan Diyetinin kitabını almış ve oku. Notlar çıkardı benimle onları paylaştı. Üşendim kitabı okumadım ama bu hafta almayı planlıyorum. Öyle sık sık ye kilo ver zırvalıkları yok. Ben 3 öğün ya da 2 öğün yerim diyenler için süper. Şahsen ben bu nedenle kolay yapıyorum bu rejimi. Ve artık bu şekilde yaşayacağım. Çok kararlıyım.
Sevgilim yok dedim, sevgilim oldu. Kiloluyum dedim, zayıflamaya başladım. Kıyafetlerim değişiyor, bol geliyor, dar gelenler rahatlıyor. Bir de pilatese başlıyorum. Evde yapacağım. Dvdleri de Leylimin kocası yolladı. Alıp laptopu koltuğa, sereceğim yere örtüyü. Başlayacağım pilatese. Üstelik öyle toplum yok bilmem ne yok diye sızlanmayın. Topsuz pilateste var. Başka bahaneniz kaldı mı? Ayrıcaaa araştırma yaptım ve çok sağlam kilo verenler olduğunu öğrendim. ;)
Her gün ne yiyeceğinizi kitabı okuyup, buyurun kendiniz seçin. Yalan yanlış bilgi vermeyeyim. Eğer sorunuz olursa, http://www.formspring.me/lazanya buradan yazabilirsiniz. Rejim ile ilgili yazmaya devam edeceğim.
İzleyiciler
23 Ekim 2011 Pazar
18 Ekim 2011 Salı
Hadi biraz kötücülük oynayalım.
Kötü olmayı öğreniyorum sanırım. Bu dostlarım için geçerli değil tabi :) Erkekler için. Sevgili adayları, şerefsiz göstericiler için geçerli. Kimi nasıl takmıyorsam, pıtır pıtır geliyorlar. Anlatmam gereken çok şey var ama ne biliyim işte susuyorum. İki kişiden lafın gelişi de olsa evlenme teklifi aldım. Saymıyorum tabi onları, gırgırına söylüyorum. Benim evlenme teklifim öyle sade olamaz. Mesajla, telefonla vs. Asla! Ne öyle sümüklüler gibi yahu.
Evlenme düşüncesinden soğudum mu acaba diyorum da, bence imkansız. Kim istemez ki sevdiği adamla evlenmeyi? Sanırım o iki adamı takmadığım için böyle düşünüyorum. Güzel güzel, böyle devam. İstediğim zaman varlar. Şu diyet yaptığım dönemde bana açık çek gibi sunulmuş şekildeler. İkisi aynı anda mesaj atınca çok komik oluyor. Bu arada kimseyi aldatmıyorum, sevgilim falanda yok. Onların biz kızlara yaptıklarını bende onlara yapıyorum aklım yettiğince. Ama zor iş valla. Çok süper dengeli kişiler değiller o yüzden kolayca kıyabiliyorum. Yoksa imkanı yok, çok merhametliyimdir. Hiç kıyamam. Salak olurum hemen.
Ama şöyle de bişi var, etrafınıza bakın bi. Kimin zor zamanında yanında olduysanız onlar sizin zor zamanında defolup, onlara kötü davrananların yanına giderler. Arkadaş için de böyledir, eski ya da yeni sevgili için de... Hep aynıdır. Doğum gününde yanında olduğunuz, asker uğurlamasına katıldığınız, bayramda mesaj attığınız, kötü gününde yanında olduğunuz insanlar siktir olup giderler. Kalanlar zaten dostlardır. Onlara bir şey demiyorum. Ben bu aralar sadece, çok sevmediklerime köpek gibi davranmayı öğrendim. Bak nasıl yola geliyorlar. Gelmeseler de, gitseler umurumda mı peki? Hayır. O zaman güzel gidiyorum
Tahammülümün azaldığı dönemlerdeyim. Birazda şımardım sanırım. Şu dukan diyeti ne süper bir şey. İlk defa bu kadar azimliyim. Süper gidiyor. Atak haftasında 3 kilo verdim. Eve yürüyüş bandı almayı planlıyorum. Ayrıca leyli'min kocası da bana ebru şallının pilates dvdlerini çekip yollayacak. Süper spor salonlarına verecek param olmadığı için kendi kendime böyle çözümler üretiyorum. Başaracağım. 8gün oldu daha hiç bozmadım diyeti. O derece yani.
Ben süper ego olduktan sonra bana gelecekler listesi yapıyorum kafamda. Tek tek, bye diyeceğim onlara. Biraz kızgın gibi gözükebilirim ama iyiyim. Güçlüyüm. Ondandır bu atarım, tutarım. Aman yaz o kadar gazlıyorum ki kendimi anlatacağım şeyleri unuttum. Neyse diyorum ki: "Bir gün geri dönerse sakın affetme! Yaşarken ölmeyi o'da öğrensin."
http://twitter.com/lazanyam
http://www.formspring.me/lazanya
Evlenme düşüncesinden soğudum mu acaba diyorum da, bence imkansız. Kim istemez ki sevdiği adamla evlenmeyi? Sanırım o iki adamı takmadığım için böyle düşünüyorum. Güzel güzel, böyle devam. İstediğim zaman varlar. Şu diyet yaptığım dönemde bana açık çek gibi sunulmuş şekildeler. İkisi aynı anda mesaj atınca çok komik oluyor. Bu arada kimseyi aldatmıyorum, sevgilim falanda yok. Onların biz kızlara yaptıklarını bende onlara yapıyorum aklım yettiğince. Ama zor iş valla. Çok süper dengeli kişiler değiller o yüzden kolayca kıyabiliyorum. Yoksa imkanı yok, çok merhametliyimdir. Hiç kıyamam. Salak olurum hemen.
Ama şöyle de bişi var, etrafınıza bakın bi. Kimin zor zamanında yanında olduysanız onlar sizin zor zamanında defolup, onlara kötü davrananların yanına giderler. Arkadaş için de böyledir, eski ya da yeni sevgili için de... Hep aynıdır. Doğum gününde yanında olduğunuz, asker uğurlamasına katıldığınız, bayramda mesaj attığınız, kötü gününde yanında olduğunuz insanlar siktir olup giderler. Kalanlar zaten dostlardır. Onlara bir şey demiyorum. Ben bu aralar sadece, çok sevmediklerime köpek gibi davranmayı öğrendim. Bak nasıl yola geliyorlar. Gelmeseler de, gitseler umurumda mı peki? Hayır. O zaman güzel gidiyorum
Tahammülümün azaldığı dönemlerdeyim. Birazda şımardım sanırım. Şu dukan diyeti ne süper bir şey. İlk defa bu kadar azimliyim. Süper gidiyor. Atak haftasında 3 kilo verdim. Eve yürüyüş bandı almayı planlıyorum. Ayrıca leyli'min kocası da bana ebru şallının pilates dvdlerini çekip yollayacak. Süper spor salonlarına verecek param olmadığı için kendi kendime böyle çözümler üretiyorum. Başaracağım. 8gün oldu daha hiç bozmadım diyeti. O derece yani.
Ben süper ego olduktan sonra bana gelecekler listesi yapıyorum kafamda. Tek tek, bye diyeceğim onlara. Biraz kızgın gibi gözükebilirim ama iyiyim. Güçlüyüm. Ondandır bu atarım, tutarım. Aman yaz o kadar gazlıyorum ki kendimi anlatacağım şeyleri unuttum. Neyse diyorum ki: "Bir gün geri dönerse sakın affetme! Yaşarken ölmeyi o'da öğrensin."
http://twitter.com/lazanyam
http://www.formspring.me/lazanya
3 Ekim 2011 Pazartesi
Sana söyleyecek birkaç cümlem var.
beni ve sevdiğim kişileri hep aldattın. beklettin. zor duruma soktun.şiddet gösterdin ve asla sahiplenmedin.
alkolü, sigarayı senden öğrendim. ilk sende gördüm sarhoşluğu.
seviyormuş gibi yapıp boğuşurken oynarken, vurdun. senden sonra korktum, sevilmekten.
geleceğim dedikten sonra hiç gelmedin. bu yüzden korktum gidenlerden. ve bu yüzden anladım gidenin asla gelmeyeceğini.
verilen sözlerin tutulmayacağını düşünmemde senin yüzünden.
istediğim eğitimi alamadım, istediğim kurslara gidemedim. sorumluluk alamadın. ilgilenmedin. sen sadece etrafı ve kendini düşündün.
üniversiteye bile kaçar gibi gittim. boynum bükük bırakıldım oraya. herkes telefonla konuşurken, sen aramadın bile. nerede, ne okudum bilmiyorsun bile.
hayatıma kim girse, senden izler gördü bende. kaçtı.
yaşadığım tüm tersliklerin tek sorumlusu sensin baba!
29 Eylül 2011 Perşembe
Ankara'da Aşk
Ankara'da aşık olmak Ege'ye Akdeniz'e benzemez, yaz aşkı yoktur burda.
Kara kışın, ayazın içerisinde aşık oldu
mu adam,iliklerine kadar işler.
Kumsalda değil, lapa lapa yağan karda
beklersin aşkını, parmakların buz tutar.
Sevgiline iyi görünmek uğruna burnun
donsa da çaktırmazsın, oda yetmezmiş gibi
delikanlılık yapar ceketini de atı verirsin
onun omuzlarına.
Gözler hep buğuludur kardan, rüzgardan,
ayazdan.
Ankara'da aşık olmak herkese göre değildir yani.
Onun içindir ki Ankara'da aşık olmak başka yere benzemez.
Ben istemez miydim ...
Dünyanın en şanslı kızıyım belki de.
Lise de ilk defa erkek arkadaşım olmuştu. Ayrı şehirlerdeydik ama süper biriydi. Herkesin imreneceği güzel bir ilişkim vardı. Asker dönüşü beni aldatmadı çok mutluyduk. Babam mükemmeldi. Ablam beni çok severdi. Maddi durumumuz çok çok iyiydi. Arkadaş konusunda çok şanslıydım. Üniversiteye hazırlanırken hiç sorun yaşamadım, istediğim bölümü kazandım. Mezun olunca çok süper bir iş buldum ve hala orada çalışıyorum. Ofiste çok mutluyum, yüklüce bir maaş alıyorum. Hayatımda hiç rejim yapmadım 36beden taş gibi kızım, yüzüm çok güzel. Sevdiğim adamla ömür boyu beraber olmak istiyoruz ve bunun için ciddi kalıcı adımlar atıyoruz. Kötü erkekleri tanımak zorunda kalmadım. Beni ben olduğum için seven krallar ve kraliçeler var etrafımda. Annem ise dünyadaki en şanslı kadınlardan beni gibi ... Kader beni çok seviyor, süper şeyler yazmış alnıma.
Bu zamana kadar bloga yazdığım her şey hayal gücümden fırlamıştı. Ben aslında çok mutluyum.
-ben istemez miydim böyle bir yazı yazmak? isterdim elbet. bunların tam tersini yaşamak hoşuma gitmiyor elbet. her gün yeni bir umutla uyanıyorum ve aynı hızda o umutsuzlukla yatıyorum yatağıma. yalnız olmaktan mutluluk duymaya çalışacağıma, aşkımla mutlu olmayı tercih ederdim elbet.
ben istemez miydim lan!!!
Lise de ilk defa erkek arkadaşım olmuştu. Ayrı şehirlerdeydik ama süper biriydi. Herkesin imreneceği güzel bir ilişkim vardı. Asker dönüşü beni aldatmadı çok mutluyduk. Babam mükemmeldi. Ablam beni çok severdi. Maddi durumumuz çok çok iyiydi. Arkadaş konusunda çok şanslıydım. Üniversiteye hazırlanırken hiç sorun yaşamadım, istediğim bölümü kazandım. Mezun olunca çok süper bir iş buldum ve hala orada çalışıyorum. Ofiste çok mutluyum, yüklüce bir maaş alıyorum. Hayatımda hiç rejim yapmadım 36beden taş gibi kızım, yüzüm çok güzel. Sevdiğim adamla ömür boyu beraber olmak istiyoruz ve bunun için ciddi kalıcı adımlar atıyoruz. Kötü erkekleri tanımak zorunda kalmadım. Beni ben olduğum için seven krallar ve kraliçeler var etrafımda. Annem ise dünyadaki en şanslı kadınlardan beni gibi ... Kader beni çok seviyor, süper şeyler yazmış alnıma.
Bu zamana kadar bloga yazdığım her şey hayal gücümden fırlamıştı. Ben aslında çok mutluyum.
-ben istemez miydim böyle bir yazı yazmak? isterdim elbet. bunların tam tersini yaşamak hoşuma gitmiyor elbet. her gün yeni bir umutla uyanıyorum ve aynı hızda o umutsuzlukla yatıyorum yatağıma. yalnız olmaktan mutluluk duymaya çalışacağıma, aşkımla mutlu olmayı tercih ederdim elbet.
ben istemez miydim lan!!!
27 Eylül 2011 Salı
BEN SENİ ÇOK SEVEBİLİRDİM.
Gitmeseydin kalabilirdim seninle. Birlikte yemek yapardık. Sen uyurken rahatsız olma diye sessizce toz alabilirdim mesela.
Sen uyurken seni çok özlediğimde dayanamayıp uyandırırdım süper bir omlet kokusuyla. Ben mesela, çok sevebilirdim seni.
Sabah uyanıp, gözlerimiz kapalıyken dişlerimizi fırçalardık ayna karşısında. Yumuşatıcı kokan mis gibi kıyafetlerimizi giyip işe giderdik. Minicik bir sandviç tutuştururdum eline, iş yerinde mutlu ol diye. Öpücüğümüzü verip ayrılırdık orada birbirimizden. Ben mesela akşam çok özleyerek gelirdim seni.
Hit hangi dizi varsa izlerdik, hürremden tut osmana kadar. Sıkılırsak yabancı dizi izlerdik. Akşam en sevdiğin tatlıyı getirirdim mutlu olurdun. Kirayı, suyu, elektriği ayırmak bu kadar tatlı olmaz başkasıyla :) Kandırırım seni böyle masum ve sevimli oyunlarla. Tek derdimiz sevgimiz olurdu mesela. Çok sevmek dert olurdu böyle başımıza.
Ben mesela çok sevebilirdim seni.
http://twitter.com/lazanyam
26 Eylül 2011 Pazartesi
O YANINDAYKEN ŞALLARA SARILIRSIN. BİTER.
Bir İstanbul hayali kurarsın biriyle. Bir hafta geçmeden "püff" der ve gider. Senin umutla bağlandığın ne varsa bozar ve karşında kahkaha atar. Bu kadar kolaydır işte hayal kurmak ve hayalleri bozmak. Ve birinin sen ağlamaklıyken, karşında kahkaha atmasını izlemek.
Beğenmemek bu kadar kolaydır işte. Fiziğe bakar erkek kafası. Kendine olan güvenin, hoş sohbetin çekmez onları. Mal malak kız isterler. Hafif meşrep. Biraz açsın orasını burasını, göstersin. Erkek yanında durup, bu benim malım desin. Böyle biraz bu zamanda ilişkiler.
Kız kasılsın, triplere girsin. Sevmez ve umursamaz olsun, baş tacı olur. Adam ona ne yapacağını şaşırır. Ama anaç ve ilgili olursan, mutlu olmasını istersen kıçına tekmeyi yersin. Siktir edilirsin.
Ona güvenmen için ağzına sıçar. Paranoyak manyak ruh hastası olursun yeri gelir.. Ama, bana "güven" der. Tam güvenirsin, kendinle savaşırsın onu parçan sayarsın ama yine gider. Gözlerinin içine bakan o adam gider. Ve o giderken bunu bilirsin. Çünkü senin babanda böyle gitmiştir.
https://twitter.com//lazanyam
Beğenmemek bu kadar kolaydır işte. Fiziğe bakar erkek kafası. Kendine olan güvenin, hoş sohbetin çekmez onları. Mal malak kız isterler. Hafif meşrep. Biraz açsın orasını burasını, göstersin. Erkek yanında durup, bu benim malım desin. Böyle biraz bu zamanda ilişkiler.
Kız kasılsın, triplere girsin. Sevmez ve umursamaz olsun, baş tacı olur. Adam ona ne yapacağını şaşırır. Ama anaç ve ilgili olursan, mutlu olmasını istersen kıçına tekmeyi yersin. Siktir edilirsin.
Ona güvenmen için ağzına sıçar. Paranoyak manyak ruh hastası olursun yeri gelir.. Ama, bana "güven" der. Tam güvenirsin, kendinle savaşırsın onu parçan sayarsın ama yine gider. Gözlerinin içine bakan o adam gider. Ve o giderken bunu bilirsin. Çünkü senin babanda böyle gitmiştir.
https://twitter.com//lazanyam
23 Eylül 2011 Cuma
Odamda bir şey eksik. Ama ne?
Arkadaşlarıma gidiyorum, çoğu odalarında vakit geçiriyorlar. Kitap okuyor, yataklarına uzanıp ellerinde telefonla bir şeyler yapıyorlar. Kucaklarına laptoplarını alıp yazı yazıyor ya da sohbet ediyorlar. Kimisi ders çalışıyor. Odalarında duruyorlar işte!Çoğumuzun odasında koltuk, kanepe koyacak yeri yok. Yatak, dolap, makyaj masası gibi belli başlı eşyalar için yer var. Koltuğu olan, hadi diyelim rahat diye orada duruyor. Fakat yatak üzerinde huzurlu olup, vakit geçirenler için ne diyeceksiniz?
Ben ne yaparsam yapayım, odamda çok duramıyorum. Orta büyüklükte bir odam var. Bu evi ilk aldığımızda gittim istediğim gibi dolap çizip yaptırdım. İçi çok kullanışlı. T-shirtleri, hırkaları, gecelikleri katladığım büyüklükte bölmeler yaptırdım içlerine. Çekmecelerin yerini kendim belirledim. Asılacak olanlar için demirin uzunluğuna karar verdim. Ve yerden tavana, iki sürgülü kapağı boydan boya ayna olan şampanya rengi dolabımın siparişini verdim. Dolapları yapan abi, hem kapaklı hemde çekmeceli bir makyaj masası hazırlayıp hediye etti bana. Aynı renk ve aynı malzemeden, kocaman aynalı :) Dünyalar benim oldu. Bir de bazalı, aynı renkten başlıklı yeni bir yatak aldık. Tek kişilik...
*Tek kişilik olduğunu belirttim evet. Çünkü, çift kişilik bir yatağa her akşam tek başına girmek bence işkencedir. Ne öyle eşini kaybetmişler gibi :( Ya da ömür boyu tek yatacakmış gibi. Hep çorap giymek zorunda kalacakmış gibi...*
Odam artık hazır sayılırdı. Koçtaştan pembe jaluziler aldım. Duvar kağıdı aldım. Krem, pembe, açık mor vardı içinde. İki duvar boyuna çizgili. -uzun ferah gösterirmiş odayı.. Diğer iki duvar ise yine aynı tonlarda fakat klasik desenli. -onun bi özelliği yok. Çizgili olan duvarı ben kendim kapladım :) Bir gün arkadaşımın cafesine ustalar gelmişti ve duvar kağıdı kaplıyorlardı. İzledim dikkatle. O yapıştırıcı sıvı nasıl hazırlanıyormuş, öğrendim. İçinde hava kabarcığı olmasın diye, neler yapacağımı da çözdüm. Artık hazırdım. Güzel oldu, başardım fakat zordu. Diğer iki büyük duvarda hala boyalı. Üşendim. Başladığım işi bitiremedim.Yine de uyumlu duruyor göze batan bir şey yok. - http://instagr.am/p/K_AcE/ bakın burada da daha önce çektiğim bir fotoğraf var. - Bu aralar yine tamamlamaya niyetliyim ama du bakalım.
İki gün önceydi sanırım, makyaj masamın çekmecelerini çıkarttım salona. Ama bak yine salona! Odamda duramadım yine. Neyse ki, temizleme işlemini yarıda bırakmadım. Ayırdım tek tek, temizledim azıcık malzemelerimi. Çer çöp ne varsa attım, attıkça rahatladım sanki bütün hüzünlerimi boşalttım çöp kovasına. Tam odam hazır derken, ablamdan kalan ve odamın tek uyumsuz parçası olan çalışma masası takıldı gözüme. Artık okul bitti tabi. Aöf içinse, salona ya da yatağıma taşınabilirdim. Sürükleye sürükleye balkona koydum masayı. Odamı sildim. Makyaj masasını kaydırdım. İki kişilik pufidik koltuk koyacak kadar yer açıldı.
Ne dersiniz, koltuk alırsam odamda durabilir miyim?
21 Eylül 2011 Çarşamba
Sesini duyduğum an;
-yanımdaymışsın gibi oluyor. mimiklerini görüyorum ve yaşıyorum.
-gözlerime baktığını ve gözlerinin içinin güldüğünü görebiliyorum.
-yanıma geldiğindeki sıcaklığını alabiliyorum.
-huzur buluyorum.
-tüm karamsarlıklarımı unutuyorum.
-üzgünken, mutluluk doluyorum.
-her şeyi bırakıp yanına gelesim geliyor.
-dünyada sadece sen ve ben varız gibi geliyor.
-sağlıklı olduğun için seviniyorum.
-üstelik bir de gülüşün olunca hayat daha güzel hale geliyor.
-benimle mutlu olmanı istiyorum sadece benimle!
-heyecanlanıyorum. oturuyorum olduğum yere.
-hiç gitme istiyorum.
*ben galiba sesini duymayı seviyorum.
-gözlerime baktığını ve gözlerinin içinin güldüğünü görebiliyorum.
-yanıma geldiğindeki sıcaklığını alabiliyorum.
-huzur buluyorum.
-tüm karamsarlıklarımı unutuyorum.
-üzgünken, mutluluk doluyorum.
-her şeyi bırakıp yanına gelesim geliyor.
-dünyada sadece sen ve ben varız gibi geliyor.
-sağlıklı olduğun için seviniyorum.
-üstelik bir de gülüşün olunca hayat daha güzel hale geliyor.
-benimle mutlu olmanı istiyorum sadece benimle!
-heyecanlanıyorum. oturuyorum olduğum yere.
-hiç gitme istiyorum.
*ben galiba sesini duymayı seviyorum.
20 Eylül 2011 Salı
Mystery ve Lazanya Buluşması
Yazılarından okumadığım hiç yok.
Hep benim yanımdaydı.
Bir şekilde hiç ama hiç kopmadık küsmedik darılmadık.
Gerçi darılma konusunda geçen hafta bir durum yaşadık. Buluşmak için sözleşmiştik. Ne yazık ki planım uymadı. Gelemeyeceğimi haber verdim fakat o kendini hazırlamıştı. Ne yaptım ne ettim en yakın zamanda olacağına ikna ettim. Aldım gönlünü! :) Buluştuk bugün. Kocaman sarıldım.
Yaşadığımız her şeyi detayıyla biliyorduk. Yaptığı hiçbir şeye karşı çıkmadım. Hep kafama yattı. Bazen kızdığım oldu. Ama o da bana kızdı :) Hep iyi olsun istediğim o dost yanımdaydı bugün. Sohbetimiz çok keyifliydi. Bloga yazamadığım anlatamadığım birçok şeyi ona anlattım. Fikirlerini belirtti, destek oldu yine. Uyardı da tabi.
Kahve içti, falına baktım. Güzel zaman geçirdim yanında. Dedikodu yaptık masumca. Sevdiklerimizden konuştuk genelde... Hem aile yapısı olsun hem kafa yapısı olsun kendimi çok yakın hissettiğim kuzudur kendisi. İyi ki tanıştık ve buluştuk Mystery :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



